İbrahim Sadri Fan Sitesi

Tam Görünüm: VE SEN, KUŞ OLUR GİDERSİN...
Şu Anda Hafifleştirilmiş Görüntüleme Modundasınız. Tam Görünüm Modu için, Buraya Tıklayın
Ve Sen, Kuş Olur Gidersin... (Tarık Tufan)
Çar, 20/10/2004 - 21:58  E.Fatih Bilge
VE SEN, KUŞ OLUR GİDERSİN...

Gecenin bir yarısı, bir radyo istasyonunda kimse olmadan ve belki de kara kutunun başında kendisini dinleyen insanların ortalama ruh hallerini hesaba katarak konuşan bir adamın anlattığı bir öykü bu.

Bir hayat anatomisi.
Elbette bir öykü bulmalı ve o öyküyü birbirinden farklı üsluplarla yaşamalı insan. Hayatı/öyküyü şimdiye kadar ve şimdiden sonra hep aynı şekilde yaşadığı zaman insanın hayatı bir kaç sahnenin çoğaltılmış kareleri haline geliyor. Hayatı/öyküyü zenginleştirmek, öykünün serüvenini derinleştirip anlamlandırmak herkesin bu dünyadaki biricik amacı şüphesiz. Hisler, düşünceler, duygular... İnsan olmanın öyküsü... Doğayı, insanı ve anlamı yıpratmadan fıtrata uygun bir öykü yaşamalı.

1973 İstanbul doğumlu, önceleri radyo şimdilerde TV programcısı ve yazar Tarık Tufanın üçüncü kitabı "Ve Sen, Kuş Olur Gidersin" çok yakında okuyucusuyla buluşuyor.

Tarık Tufan "Kekeme Çocuklar Korosu" adlı roman havasında ilk kitabıyla modernliği eleştirisine, popüler kültürü yumruklama çabasına, ikinci kitabı olan "Kraliçenin Pireleri"nde yazdığı hayatın içinden denemelerle devam etmiştir.

"Kekeme Çocuklar Korosu"nda bahsettiği kent, tiksinti veren reklam afişleri, bilboardlar, Müslüm Baba, Orhan Baba, Bilal, Hallac, Geronimo, intihar eden kız, Tokatta hastanede vefat eden İlhami Çiçek, Dört Terim, Yoldaki İşaretler... ve yaşananlar her ne kadar öykünün kahramanının hayatıysa da, hepimizde anlam bulan, hepimizde karşılığı olan şeylerdi.

"Kraliçenin Pireleri" ise Tarık Tufanın denemelerinden oluşan bir kitap. Adını Rene Descartesin yaşadıklarından alan bir kitap. Balad, Unkapanı, Siirtliler Sokağı, sokakları emziren kadınlar, nisan yüzlü sevgili, eylül ölümleri, sitemkar kadınlar, Fahrettin Cüretlibatur, Yadigar, buzdolabına kapatılan selpak mendil satıcısı küçük kız... hayatın içinden denemeler...

Ve Sen, Kuş Olup Gidersin...

Yazarın üçüncü kitabı ve kekeme çocuklar korosunun üslubunu hatırlatıyor. Genç bir adamın geriye dönüp baktığında zihninde canlanan fotoğraflardan oluşuyor. Bu arada modernliğin, popüler kültürün, NLP ahlakının eleştirisi devam ediyor. Kitabın ismi Cahit Zarifoğlunun bir şiirinden alıntılanmış.

Kitabın önsözü şöyle:

"Önceden söyleyebilecek bir sözüm yok... Söylenmesi gereken ne varsa söylemeye çalıştım. Bu benim gibi biri için çok kolay değil. Bir çırpıda anlatmaya çalıştım her şeyi. Durup düşünürsem anlatmaktan vazgeçebilirdim.
Bazı şeyleri, anlatmaktan ötürürü de pişman olacağımın farkındayım.
İnsan, duygularının apaçık bir biçimde başkalarınca bilinmesini istemez sonuçta.
Bir öykü kahramanı olmanın rahatlığına bırakıyorum kendimi... "

Tarık Tufan, yeni kitabında söyleyebileceği en anlamlı cümlenin peşinde; yaşamak ve varolmak adına...
bu kitabını 8 9 kez okudum. çok seviyorum tarık hocamı.
"onu da yarın düşünürüz" başlığı bitirmişti beni. inşallah onuda paylaşabilirsem burada olacak. hocamın izniyle tabiki
Referans Adresler